Eveeet bir yılı daha geride bıraktık! Yaşlandık azizim, yaşlandık. İnsanlar da deliler gibi bir şeyler paylaşıyorlar, iyi yıl dileklerini dile getiriyorlar. Ben de hem geçmiş yılın kendimce bir analizini yapayım, hem de yeni yıldan beklentilerimi dile getireyim dedim. Hemen başlayalım
2011 – Hayatımın en kötü yılı!
Bilmiyorum 2011′ e çok mu haksızlık yapıyorum ama hayatımın en kötü diyebileceğim, ya da bana öyle hissettiren yılı 2011 oldu. Tüm hayat parametrelerim(aşk, okul, iş, arkadaşlar…) dibi gördü heralde. Tamam bütün yıl olmasa da özellikle 2.çeyrek ölümcüldü. Aşağıda detaylı bir “2011- MSK” yıl analizi görebilirsiniz.
Birinci Çeyrek – “Her şey güzel olacak!”
Sene güzel başlamıştı. Hayatımda ilk defa aile bireylerimden ayrı bir şekilde kutladım yılbaşını. Değişikti! Dersler deseniz onlarda da bir sorun yoktu. Kendi şirketim olmasına karşın 2.2 gibi bir ortalama yapmayı başarmıştım. Dönem ortasında hayatımı çok değiştiren bir olay oldu; kız arkadaşımdan ayrıldım. Tüm bu olaylardan sonra döneme hızlı bir başlangıç yaptım. Topluluğa daha çok yöneldim. Spor yapmaya başladım, her sabah 6′ da kalkıp ip atlıyordum. Arkadaşlarımla bolca zaman geçirme şansı yakalamıştım. Çünkü artık hayatımda bir şirket yoktu! Batmıştı! Olsun o da bir deneyimdi sonuçta
Yakın arkadaşlarımdan biri ile bir para mevzusu yüzünden sıkıntı yaşadık, o durum üzücüydü. Şu an aramızda bir sorun yok ama
Ondan sonra Kampüs Gelişim Günleri 2011 etkinliğini düzenledik. Orada bir çok yeni güzel insanla tanıştım. Topluluğa daha da ısındım. Derslere gidiyordum, not alıyordum 7 sene sonra
. Neyse ilk 3 ay Ocak-Şubat-Mart orta halli geçti
İkinci Çeyrek – “KABUS”
Kabusum oldu bu çeyrek. Birden her şey yerle bir oldu. Derslere gittim, not tuttum ama öyle notlar geldi ki ilk midterm’ lerden akıllara zarar! İki İlkokul arkadaşımla iş yapmaya çalışmak gibi bir hata yaptım. Onlarla ters düştüm. Önem verdiğim bu insanlarla aramız bozuldu. Kız arkadaşımdan ayrılma durumu ile ilgili sancılar başladı, onlarla başa çıkmaya çalışıyordum. Bu arada belimle ilgili bir sakatlık oldu. Doktorun ilk teşhisi bel fıtığıydı. O yaştaki birinde bel fıtığı çıkması çok acı ve sıkıntılı bir durum. Bir hafta boyunca yerimden kalkamadım, yatağa mahkum kaldım. Hiç hoş bir durum değildi açıkcası! Tüm bunlarla uğraşırken bir de en çok güvendiğim dersim olan “C” ile ilgili bir ödevde kopya durumu ortaya çıktı. Sıfır aldığımız yetmediği gibi bir de disiplin durumu ortaya çıktı. Hepsi de benim suçum. Sorumsuzluğum yüzünden geç başladığım bir ödevdi ve bir kısmını gerçekten de arkadaşımdan aldım. Hadi ben neyse de benim yüzümden bir de arkadaşımın başını yakmış olduk. Topluluk ile ilgilenmemeye başladım. İşlerimi boşladım. Derslerimin hepsini bırakma kararı aldım. Bu dönem böyle yaşanarak bitmemeliydi. Bir daha düzgün bir şekilde yaşamalıydım. Bu yüzden okulu uzatmayı göze aldım ve tüm dersleri bıraktım!
Yani kısacası kendi hayatım boyunca yaşadığım en kötü ve zor zamanları yaşıyordum. Şimdi geriye baktığımda bir daha yaşamak istemeyeceğim hatta hatırlamaktan da zevk almadığım bir dönem oldu benim için 2011 Nisan-Mayıs-Haziran dönemi.
Üçüncü çeyrek – “Toparlanma zamanı”
Yukarıda bahsettiğim kabustan uyanma durumum aslında bir nebze aldığım bir telefonla oldu. Kendimi çok işe yaramaz biri gibi hissediyordum. Bir gün bir telefon geldi. Telefondaki adam benim profesyonellerle çalışmak istediklerini söylüyordu. Bilginç IT kurumundan Beyhan Bey di arayan. Eğitmenlik teklif ediyordu bana, hayalimdeki meslek! 3 gün havalarda gezdiğimi hatırlıyorum. Aslında o kadar da işe yaramaz olmadığımı hatırlattı tekrar bana bu telefon. O andan sonra saldırmaya başladım tekrar. Hobiler edindin kendime, KENDO, 3 TOP, YO-YO, DIABOLO gibi. Sosyal hayata karışmaya başladım. Tiyatro, sinema, konser takip eder oldum. Arkadaşlarımla ATOM sürecine dahil olduk. Yaz okulunda bir hafta Belçika’ ya gitme fırsatı yaşadım.
IEEE’ ye sarıldım biraz. Kongre dönemi çok önemli bir dönüm noktası oldu benim için. Orda tanıdığım o değerli insanlar hala hayatıma sayısız değer katmaya devam ediyorlar. Çok eğlenceli bir Kongre dönemi geçirdim.
Yaz ayları çok hızlı geçti benim için. Yaz okulu, staj, kongre, tatil derken bir anda bitti o dönem. Çok da güzel oldu. Tam bir toparlanma dönemiydi açıkcası.
Dördüncü çeyrek-”Son demler”
İşte en güzel kısım. Sene başladı, bende yine bir gaz. Süper olacak bu sene. Geçen dönemin acısını çıkaracağız! Hızlı başladım döneme. Her sabah 6′ da kalkıp yürüdüm 1 ay boyunca. Kahvaltılarımı kendim hazırladım. Okulla ilgili tek sıkıntı o sene kaybından dolayı arkadaş grubumdan kopmak oldu. Her ne kadar kopmamaya çalışsam da el mahkum kopuyorsunuz. Derslerimiz, dertlerimiz farklı. Bana uyan zaman onlara, onlara uyan zaman bana uymamaya başladı. Bu yüzden o güzel PAMPALAR grubundan biraz uzak kalmak bana koydu. Derslere gelecek olursak, derslere gitmedim! Bu yüzden notlar yine pek parlak değil. 3 ders alıyorum hepi topu fakat onlarda da maksimum başarı gösteremiyorum. Toplulukta Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak devam ediyorum. Teknik kollardan sorumluyum
IEEE Türkiye de ise daha önceki yazılarımdan da hatırlayabileceğiniz üzere Computer Society Danışmanı görevindeyim. Kendi projem olan Türkiye Turu‘ na devam ediyorum. 4 farklı il gezdim şimdiye kadar, daha da devamı gelecek! İş olarak bakıcak olursak, ATOM’ da devam ediyoruz, işler yolunda
Ayrıca bir hayalimin daha yanına tik koyma fırsatı buldum; Bilişim Eğitim Merkezinde Eğitmen olarak görev yapıyorum. Benim için çok değerli bir hedefti bu. Uzun zamandır seminer, eğitim temposu içindeydim, ama bu işi profesyonel olarak yapmak bambaşka bir duyguymuş. Aşk konusunda ise bir gelişme yok! Beklemedeyiz
Bugün 4. çeyreğin son günü.
Mutluyum! Umutluyum!
Buradan herkesin yeni yılını kutlamak istiyorum. Umarım hem benim için hem de sizler için bir öncekinden çok daha güzel bir yıl olur
Gelecek sene başka bir yazıda görüşmek üzere









Akin Caliskan